https://www.dinarumuthaber.net/wp-content/uploads/2021/03/74f99d44-ac43-44fe-93c9-f36f057a4150.jpg

     BİRŞEYİ ANLAMAK İÇİN YAŞAMAK  GEREKMİYOR

ŞEREF AKTAŞ

Yazarın şu ana kadar yazılmış 20 makalesi bulunuyor.
  • 16 Temmuz 2021
  • 166 kez görüntülendi.

BİRŞEYİ ANLAMAK İÇİN YAŞAMAK  GEREKMİYOR

Hava bulutlu ve dahi şimşek çakıyorsa yağmur yağacağını anlarsınız. Bunu anlamak için yağmurun illa yağmasını beklemezsiniz. Bazı olaylar vardır ki bir şeylerin olacağını öngörürsünüz. Buna biz basiret diyoruz.15 Temmuz FETÖ nün bir girişimin içinde olacağını önceki olayların   gelişinden de  anlamak zor değildi. Zor olan bunu görüp tepki vermemekti. Milletimiz basiretli ve onurlu olduğu için safını devletinden yana belirlemişti. Onursuzluk ise olayları izlemek sonucuna göre saf belirlemekti. Safını yanlış yerde belirleyenler ya basiretten yoksundu ya da art niyetli idi. Şimdi size FETÖ darbe girişiminden 1 yıl önce 02 Haziran 2015 tarihinde yayınlanan bir yazımı   o tarihten bu tarihe yaşadıklarımızı da göz önüne alarak öngörünün ne demek olduğunu anlatmak için tekrar okumanızı tavsiye ediyorum..

Türk Edebiyatının büyük yazarlarından Cengiz Aytmatov’un eserlerinde; Sovyetler dönemindeki baskı altında olan Türklerin geçmişini, değerlerini ve kültürünü kaybetmemesi için ‘‘mankurtlaşma’’ konusunda herkesi uyarır. Mankurtlaşmayı kısaca şöyle anlatır: ‘Orta Asya’da Türk Yurtlarını işgal eden düşmanlar tutsak ettikleri Türk çocuklarının önce başını kazır, saçları tek tek kökünden çıkarırlarmış. Sonra yeni kestikleri devenin derisini başlarına sararlarmış. Böyle bir işkenceye maruz kalan tutsak ya acılar içinde kıvranarak ölür, ya da hafızasını tamamen yitiren, ölünceye kadar geçmişini hatırlamayan bir “mankurt”( yani geçmişini bilmeyen bir köle) olurmuş. Daha sonraları tekrar Türk yurtlarına savaşa gönderirlermiş. Savaşta annesiyle karşılaşan çocuk annesini tanımaz. Annesi oğluna ‘’ey oğul ben senin anan, atan değil miyim? ’der. Oğlu ‘’mankurt’’ olduğu için annesini tanıyamaz annesini öldürür.’’

                 Romanda annesini tanımayıp, onu öldüren “mankurt” oğul işte kaybolan değerlerin, başkaları tarafından kullanılanların en önemli temsilcisidir. Anlatılan bu hikâye alelade anlatılmış bir hikâye değildir.“Mankurt” olmak için deve derisi şart değildir. Geçmişine, kültürüne, kendi köklerine yabancılaşan diğer bir deyişle ötekileşen bireyler birer “mankurt” hale gelmektedirler.

               Bugün ise aynı şekilde duygusuzlaştırılmış kökünden koparılmış, neyi niçin yaptığını bilmeyen ve kendisine verilen emirleri hiç düşünmeden uygulayan insanlar da bir çeşit “mankurt”tur.

               Günümüzde mankurtlaştırılmış; insanlar vardır. Aldıkları emirleri pervasızca ülkemizi zora sokacak şekilde yerine getirmektedirler. MİT tırları olayı bunun en bariz örneğidir. Çeşitli algı operasyonları ile ülkemizi boyunduruk altına almaya çalışan bazı devletleri görmezlikten gelemeyiz. Bu devletlerin, neyi niçin yaptığını bilmeyen ve kendisine verilen emirleri hiç düşünmeden yerine getirenleri ülkemize saldırtmalarının tek nedeni;  ülkemizi küresel ve bölgesel olarak zayıflatmaktır. Bu ülkenin ekseriyetle insanını mankurtlaştıramamalarıdır. Bu insanların düşünüyor, üretiyor, sorguluyor, kendi kültürünün, inancının ve tarihinin gurur duyulacak şeyler olduğunun farkına varmalarıdır.

               Evet, Türkiye de Tayyip Erdoğan’ın son yıllarda yaptığı birçok iş küresel güçleri rahatsız etmektedir. Bu sebeple Erdoğan’ın şahsına dönük bir nefret oluşturmaya yönelik çalışmaları yurt içinde ve yurt dışında yapılmaktadır. Bu çalışmalarda doğal olarak mankurtlaştırılmış yerli paralel çetenin mensuplarını kullanıyorlar (Bu paralel örgütü kimlerin mankurtlaştırdığını siz benden daha iyi biliyorsunuz). Ancak esas güç dışarıdan geliyor.

          Tayyip Erdoğan’ı küresel güçler neden zayıflatmak istiyor? Çünkü Tayyip Erdoğan; Dünyayı mankurtlaştırmaya çalışan küresel düzene başkaldırıyor, “One minute” ve Mavi Marmara olaylarıyla gücü test edilen İsrail’in kof bir devlet olduğunun ortaya çıkarıyor, Türk ve İslâm âlemini birleştirmeye çalışıyor, Dünyadaki mazlum insanlara ve devletlere hemen yardım ulaştırıyor. Ülkesini ekonomik olarak güçlendiriyor, insanına özgüven veriyor.

           Bu durumdan rahatsız olan bu güçler ülkemizi ikiye bölmüştür. Bir tarafta dünyadaki düzene meydan okuyan, köklerinin ve tarihinin farkına varmış olan  Tayyip Erdoğan ve taraftarları, diğer tarafta bu gücü kırmak, yok etmek, güç duruma düşürmek isteyenler ve bunların taraftarları. Biz tabi ki ülkemizin ve devletimizin ve  devletimizi yönetenlerin tarafında olmalıyız.”

Bazı şeyleri anlamak için illa da yaşamamız gerekmiyor. Bu yazıdan yaklaşık bir yıl sonra  15 Temmuz 2016 tarihi akşam saatlerinde Fetö darbe girişimi oldu. Ancak Devletini ve milletini seven herkes hepimiz aynı saatlerde sokaktaydık. Gençler, yaşlılar, teyzeler ,nineler hepsi ….Sanki millet uykusundan uyanıyor  ve duruma el koyuyordu. O kadar patlamaya rağmen kimse alanları terketmedi. Milletimizin kıyamı  diriliş müjdesi gibiydi. FETÖCÜ’ler kaçacak delik bulamadılar. Çoğu yakalandı içeri atıldı. Tarih bir kez daha gösterdi ki “Bu vatana göz dikmenin, göz dikene çok ağır bir bedelinin olacağının bilinmiş olmasıdır.

Sonuç olarak şunu   aklımızdan çıkarmayalım her fetullahçı teröristtir.15 Temmuz ve diğer  tüm Şehitlerimizi ve Gazilerimizi Rahmetle ve Minnetle anıyoruz.

 

YAZARIN SON YAZILARI
PROJE OKULLARI - 6 Nisan 2021
- 17 Mart 2021
SİYON TAKTİĞİ - 8 Mart 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Dinar Hava Durumu

DINAR

Köşe Yazarları
Günlük Burçlar
Üyelik İşlemleri
Üye Girişi
Şifre Hatırlatma
Yeni Üyelik

Lütfen email adresinizi veya kullanıcı adınızı yazınız.

Lütfen aşağıdaki formu eksiksiz doldurunuz.

Captcha