https://www.dinarumuthaber.net/wp-content/uploads/2021/03/74f99d44-ac43-44fe-93c9-f36f057a4150.jpg

O GÜZEL ADAM

O GÜZEL ADAM

 

Eğitim süreci içinde verilmesi gereken beş ilke; “ideal”, “ruh”, “adalet”, “sabır” ve “öz güven”dir. Her biri birer toplumsal değerimiz olan bu ilkeler, aynı zamanda bayrağımızdaki beş yıldızı da temsil eder. Bu beş ilke, kendi içinde birçok kavramı ve değeri de barındırmaktadır. Mesela ruh sahibi olabilmek için tarih şuuruna sahip olmak gerekir. Nitekim yazarlarımızdan biri “Köklere inmeden göklere çıkılmaz.” der. Tarih şuuru olmayan biri, “güruh” olmaktan öteye geçemez.

Bu yazıda her biri birbirinden değerli bu beş ilkeden “öz güven” üzerinde duracağız. Öz güven, bir kişinin belirli bir işi başarılı biçimde yerine getireceğine dair inanca sahip olmasıdır. Kişinin kendini “Ben de yapabilirim.” diyerek değerli hissetmesidir.

Bizim gençliğimiz, üzülerek belirmek isterim ki Batı’ya karşı eziklik içinde geçti. Batıcılar her şeyin Batı’da olduğunu söylerlerdi. Örneğin yeni bir teknoloji mi devreye sokulacak bunu ancak Batı’nın yapabileceği propagandasını yaparlardı. Okumuş, yazmış insanlar sürekli Batı’nın teknolojisini örnek göstererek bizim insanımıza ait değerlerin değersiz olduğunu hissettirirlerdi. Bu şekilde bizi toplum olarak ayakta tutan değerleri törpülediler. Her fırsatta Batılı değerleri öne çıkararak “Bizden bir şey olmaz.” anlayışı ile kendi kendimizin boynunu büktürdüler. “Batılı aya gider, biz yaya gideriz.” , “Geri kalmışlık bizim kaderimiz.”, “Hocalar olmasaydı biz Mars’a giderdik.” dediler. Bu, tam bir kültürel sıkışmışlığa neden oluyordu ve ne yazık ki bu sıkışmışlık yıllardır sürüyor.

Bu olumsuz propagandalar sonucu milletimiz acayip bir öz güven kaybına uğradı. Bu öz güven kaybının sonucunda milletimizin zihnine “Biz yapamayız, Batılılar yapar; biz de bakarız.” düşüncesini yerleştirdiler. Bu konuda öylesine başarılı oldular ki 300 yıldır bir piyade tüfeği bile yapamadık. Toplum değerlerini bilmeyen, sözüm ona bilimsel düşünen, “bilim bizim tanrımız” diyen  laf ebesi bilim adamları, laftan öteye geçemediler.

İktidara gelen hükümetler, sözünü ettiğim değerleri harekete geçirmeye çalışmışlarsa da istenilen başarıyı elde edemediler. Ta ki Ak Parti ve Tayyip Erdoğan meydanda görünene kadar. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 20 yılda öyle başarılara imza attı ki 300 yıldır yapılmak istenilen her şeyi yapmayı başardı. Peki, Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı işlerden en önemlisi veya diğer bir deyişle en can alıcısı hangisiydi?

-Kaymak gibi yollar yapması mı? Hayır.

-Binlerce fabrika açması mı? Hayır.

-Bir piyade tüfeği bile yapamayan -Diğer yapılan işlevsel silahları saymıyorum.- ülkemizi bunu yapar hâle getirmesi mi? Hayır.

-Hastanelerde kullanılan oksijen tüpünü 14 günde üretebilecek teknolojik seviyeye getirmesi mi? Hayır.

-Devasa şehir hastaneleri yapması mı? Hayır.

-Dünyanın en büyük barajlarını hayata geçirmesi mi? Hayır.

-Dünyanın en büyük projelerini (İstanbul Havalimanı, Marmaray, Çanakkale Köprüsü, Yavuz Sultan Selim köprüsü vs.) hayata geçirmesi mi? Hayır.

-Ülkemizi gaz ve petrol arayan gemilere sahip bir ülke hâline getirmesi mi? Hayır.

-Savaş uçakları, tanklar, obüsler, devasa zırhlı araçların yapılması için canını ortaya koyması mı? Hayır.

-Dünyanın en iyi sihasının ve insansız savaş uçağının yapılmasına önayak olması mı? Hayır.

-Kendi otomobilimizi üretmemiz için liderlik yapması mı? Hayır.

-Çeşitli süpersonik füzelerin yapılmasını sağlaması mı? Hayır.

-Tarımsal sulama barajlarının yapılmasını sağlaması mı? Hayır.

-Stratejik öneme sahip büyük teknolojik gemilerin geliştirilmesini sağlaması mı? Hayır.

-Çeşitli helikopterlerin üretilmesi için canını ortaya koyması mı? Hayır

-30 yıl sonra Karabağ’ı işgalden kurtarması mı? Hayır.

-40 yıllık PKK’yı bitirme noktasına getirmesi mi? Hayır.

-46 yıl sonra kapalı Maraş’ı açması mı? Hayır.

-86 yıl sonra Ayasofya’yı ibadete açması mı? Hayır.

-Ülkeyi IMF esaretinden kurtarması mı? Hayır.

Yapılan o kadar çok eser var ki saymakla bitmez. Ama Cumhurbaşkanı’mızın en can alıcı başarısı bunlardan biri değil tabi ki.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın en can alıcı icraatı, milletimizin içe dönük değerlerini tekrar keşfetmesini sağlamasıdır. Milletimize yazımızın başında sıraladığımız beş değerimizden biri olan özgüvenin ne kadar önemli olduğunu hissettirmesidir. “Sen yapamazsın, Batılı yapar.” diyen köle ruhlu anlayışı yerle yeksan etmesidir. Batı’ya tapan propagandacıların algılarını paramparça etmesidir. Bu Aziz millete tekrar özgüvenini kazandırarak “Biz de yapabiliriz! ” duygusunu köküne kadar hissettirmesidir.

Özetle söylemek gerekirse milletimizin üstünde “ölü toprağı” vardı. “O güzel adam” çıktı ve milletimizin üzerinden bu ölü toprağı kaldırdı. Taraftarlılarına da karşısında olanlara da “Her şeyi yapabiliriz.” duygusunu ve özgüvenini kazandırdı. 300 yıldır yapılamayanları 20 yılda yaparak “Tarihe geri döndük, bizsiz tarih yazılamaz!” hissiyatını milletimize damarlarına kadar hissettirdi. Bu hissiyatın etkisiyle milletimizin öz güveni küresel anlamda da her geçen gün artmaktadır.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ