Reklam
Reklam

KUDÜSDEKİ SON OSMANLI ASKERİ

  • 02 Aralık 2015
  • 936 kez görüntülendi.
KUDÜSDEKİ SON OSMANLI ASKERİ

 

Başbakanımız Kudüs bize emanettir deyince aklıma son Osmanlı askerinin hikayesi gelir.ingilizler yerli arap işbirlikcilerle Osmanlıyı arkadan hançerlemeye devam ederken 9 kasım 1917 de Kudüs düştü.osmanlı ordusu 4 yılda 200 bin asker kaybetti.kudüste artçı mehmetcik Iğdırlı hasan kalmıştı.55 yıl sonra yazar ilhan bardakçı ıgdırlı hasanla karşılaştığını anlatıyor. “Mevkii Kudüs .mekan mescid ül aksa,tarih 21 mayıs 1972.ben ve gazeteci arkadaşım said terzioğlu İsrail dışişleri rehberleriyle mübarek makamı dolaşıyoruz.kudüs kapalı çarşısında rüzgar gibi dolanan kahvecilere çarpmadan yürüyünce mescid ül aksanın önüne çıkarsınız.miraç mucizesinin soluklandığı ilk kıblemizdir burası.yavuz sultan selimin30 aralık1517 de devlete kattığı kudüsdeki 12 bin şamdanlı avluya girilir. Yavuz ordusuyla yatsı namazını kılarken 12 bin şamdan yakıldığı için şamdanlı avlu denir.onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy…iskeletleşmiş vücudu üzerinde garip giysi…palto,hayır kaput,pardösü veya kaftan değil öyle bir şey işte. Başındaki kalpakmı,takkemi,fesmi,hiç birisi değil.oraya dimdik,dikilmiş.yüzüne batkımda ürktüm. Hasadı yeni kaldırılmış kıraç toprak gibi.yüz binlerce çizgi,kırışık ve kavruk bir deri kalıntısı.yanımda İsrail dışişleri bakanlığı daire başkanı Yusuf var. Bizim eski vatandaşımız İstanbullu.”kim bu adam?”dedim.lakaydı ile omuz silkti.”bilmem”dedi.”bir meczup işte ben bildim bileli,yıllardır burada dururmuş,çakılı gibi,hala duruyor ya… kimseye bir şey sormaz.kimseye bakmaz,kimseyi görmez.kanmı çekti nedir?nasıl neden,niçin hala bilmiyorum.yanına vardım.” Selamünaleyküm baba dedim” Torbalanmış gözkapaklarının ardında sütrelenmiş gibi jiletle çizilmişcesine donuk gözlerini araladı.yüzü gerildi.bana,bizim o canım Anadolu Türkçemizle cevap verdi “aleykümüsselam oğul” donakaldım .ellerine sarıldım,öptüm,öptüm.” kimsin sen baba dedim” anlattı. “Osmanlı kudüsü 401 yıl 3 ay 6 günlük hakimiyetten sonra 9 aralık1917 Pazar günü.bırakırken İngilizler gelinceye kadar yağmalanmasın diye bırakılan artçı askerlerden 20 kolordu,36.tabur,8.bölük,11.ağır makinalı tüfek takım komutanı onbaşı hasanım” dedi. Yarabbi. Baktım,bir minare şerefesi gibi gergin omuzları üzerindeki başı,öpülesi sancak gibiydi. Ellerine bir kere daha uzandım.gürler gibi mırıldandı: “sana bir emanetim var oğul. Nice yıldır saklarım.emaneti yerine teslim edenmi?” “elbette dedim buyur” Konuştu: memlekete avdetinde yolun tokat sancağına düşerse git,burayı bana emanet eden kumandanım kolağası (önyüzbaşı) musa efendiyi bul.ellerinden benim için bus et(öp).ona deki “11.makinalı takım komutanı Iğdırlı onbaşı hasan,o günden bu yana,bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Tekmilim tamamdır kumandanım.dedi” dersin. Ölecek gibiydim, Sonra yine dineldi.taş kesildi. Birkez daha baktım.kapalı gözleri ardından. Dört bin yıllık peygamber ocağı ordumuzun serhat nöbetçisi gibiydi.ufukları gözlüyordu.nöbetinin başında idi.tam 55 yıl kendisini unutuşumuzdaki nadanlığımıza rağmen devletine küsmemiş.”

bahri KILINÇEL  2 aralık 2015 çarşamba 08:32

 

 

 

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ